arama
kayıt giriş
şu an buradasın: anasayfa » .yaz dedi tanrı » şiirler » Günah Eskizinde Yaşama Davet

Günah Eskizinde Yaşama Davet

PDF

Şiir yolunu bulur.



Antika sızılarımı açık arttırmaya çıkardım,
üç kuruşluk gerçekleri paha biçilmez yalanlarla örtbas ettiler.
Bilmediğiniz her şeyi biliyorum,
suç aletim inancım bayım
ve bilin 
ben en çok kendime inandım.
Bildiklerimi bilseniz şimdi
ve ben bilmesem.

Bu şiir unutulmak için yazıldı,
son cümlede kendi intiharını yazmak
ve bir daha hatırlanmamak...
Unutmayın,  
her şiir kendi kalemiyle vurulur!

Ben unutmak için sevmedim bayım,
hangi tene uyduysa tenim yoldan çıktı,
kimle konuştuysa biberler sürüldü vücut dilime,
sevgiyle açıldı sandığım kollarda gerildim çarmıha
ve duvarlar örüldü kalbimin hicret emri aldığı her kalbe.
Ben kalbimle sevmem bayım,
biz ayrı dünyaların - kuyrukları kesilmiş - yalanlarıyız.

Benim de aklım tutuldu zamanında, kalbim lades.
Aklımı kaçırıp âşık oldum,
düş kırıklarımı kalbimle topladım, kanadım.
Kalp çarptığı kadar yaşar insan
ve beyin yaşadığı kadar sever. 
 
-Beyin ölümü gerçekleşen kalp sevemez. -
Ben unutmak için sevmem bayım,
bu yüzden en çok tanımadığım insanları sevdim.
İyisi mi siz
hep yabancı kalın. 
 
Suni sancılarla doğurduğum şiirlerle uymuyor dna’nız,
şiirlerin Meryem Ana’sıyım, icabında
masalların bekâreti çalınmış güzel Pollyanna’sı.
Acısını alsın diye tuza yatırırım düşlerimi geceden,
düş biterse ölüm gelir bayım,
düşlüyorum; öyleyse varım. 
 
Ben anne de olamam bayım,
kundakta acılar büyütürüm en fazla,
umut dayarım ağızlarına ağladıklarında,
acıların Meryem Ana’sıyım, icabında
filmlerin kötü kadını, üvey annesi, Aliye Rona’sı. 
 
İnsanlığın hudut kapısından
elimi kolumu sallayarak çıkar,
şeytana iltica edebilirim.
Yediğim çanağa pisler sonra
kırar şeytanın bacağını,
Pollyanna senaryolarımdan bir çift değnek sunabilirim huzuruna.
Acılar eskidikçe
sızısı ucuzlayıp artıyordu değeri,
seneye de giyerim diye bir boy büyük hüzünler seçtim kendime. 
 
Hacimsiz mutlulukların tadı damağıma varamadı hiç,
batıl inançlarım olmadı mesela
nazar değmesin diye mi kurşun döküyordu kalleşler
masum çocuklara?!
Kısır topraklara dilekler ektim en görkemli umutlarımdan,
kuyulardan boş hayaller kaçırdım,
vurmadım hiç tahtalara,
kara kedilerle samimi oldum.
Tanrı’yla saklambaç oynadık merdiven altlarında,
ben ebe oldum,
ne zaman dokunmaya kalksam...
-O ki dokunmayan ve dokunulamayan- yok oldu.
Hiç yoktan iyidir bayım,
hiç olmayı öğrendim!
Sihirli bir dünyada çok gerçek kaldım
ve gerçek bana hiç yakışmadı. 
 
Gerçeğinden ayırt edilemeyen muazzam yalanlar diktim dudaklarıma,
ne zaman gerçeği söylesem gerildi dikişlerim, kanadım.
Katında yerim olsun diye
Tanrı’nın gözüne girmek için hiç uğraşmadım,
kork dediler
korkmadım bayım, sevdim. Günahım ne büyük!
Tanrı’nın etkisiz elemanı olmam istendi,
pi sayısı gibi sabit, cahil
ruhsuz, dilsiz, tam anlamıyla beyinsiz; beceremedim.
Tanrı’yla güldük insanlığa, ağladık bayım. Ne büyük günah!
Tanrı gülmez değil mi
ancak hesap sorardı! 
 
İnsanlık öldü bayım,
Tanrı dayanamayıp -bu yüzden- intihar etti.
İnanmazsınız,
Tanrı öldü bayım, ruhuna el mucize! 
 
Doğruyu söylediğim doksan dokuzuncu köyden de kovulup
derme çatma kelimelerimle kendi köyümü kurdum
ki siz buna şiir diyorsunuz.
Benim hiç şiirim olmadı bayım,
son cümlede intihar eden tüm yaşamlar gibi
yalnızca bir düştü, geldi ve geçti...
Geçerken acıttıysa eğer
üzgünüm bayım. 
 
Ölümleri temize çekmek isterken,
bir darbe daha almamak uğruna
ölü taklidi yapıyorum
karaya bulanan hayata.
Bu bir şiirse eğer
susa susa şiirbaz oldum bayım
ve ben hep
kendi silahımla vuruldum. 
 
Kendinizden kaçıyorken masallarla
on ikiden sonra bal kabağına dönüşebilir şiir,
aslolan o zamana kalmadan
bir şeylerin değişebilmesidir. 
 
Ben size bayım demiş olabilirim
ama siz
lütfen üzerinize alının. 

Yorum

+1 ilkcan asena #1
Dolaylı anlatamayacağım kadar öyle açık acı çekiyorum ki. Haketmediğim bu yarım kalan nefeslerim beni boğuyor sanki .gitgide azalıyor derinlikleri ve ben bu sığlığında boğuluyorum. Ölüyorum biri istiyor diye öldürüyorum kendimi. Yine yeniden bir son yaratmak için kullandırıyorum bedenimi ve en kötüsü kalbimi.
0 şahmaran #2
bir sigaranın dumanından çıkıyor kelimeler,gözle rimde sırları açığa çıkmış acılar
İsa beni bekliyor düştüğü yalanlar rahminde
kadehimde kızıldan bir şarap
zamanın kıyısında intihara sürüklüyor
0 Müzeyyen #3
Didem Madak'ın şiirlerini anımsatıyor yazdıklarınız. Edebi açıdan sizdeki yeri nedir?
0 ahmet tek #4
orospu ettiğimiz bu yaşamı görmüyormusunuz . kaç insan kendini acıtıyor kendini sorguluyor sorarım size. seviyi bilmeyen sevişmeyi ne bilir. ağız dolusu küfürler savuruyorum başta kendime. bunca sahte sözler hayatlar bana acı veriyor. her başlangıç ayrılıkların da başlangıcı değil mi...

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile