arama
kayıt giriş
şu an buradasın: anasayfa » .yaz dedi tanrı » kısa yazınlar

anneler günü diyorsan

E-posta Yazdır

Anneler günü diyorsan; güneşin aydınlatamadığı, o karanlık, o arka, o annesiz sokaklara bir uğra! 
Konuşmaktan öte bir adıma uğra, git o çocuğun yanına, sorma ve sorgulama yalnızca sarıl!
Cinsiyetin fark etmez, bugün sen annesi ol, elindeki tiner yerine!
Yarın mı? Git kaldığın yerden devam et, anneni sevmeye...  

O çocuk itecektir seni, uzattığın elden korkacak, öfkelenecektir, belki sana küfredecek, vurmaya kalkacaktır. 
Ama o çocuğu sokak değil, sadece bir anne, bir kadın da değil; o çocuğu sen doğurdun, unutma. 

 

henüz ölmedik

E-posta Yazdır
Sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haber; henüz ölmedik, Kötü haber; hala yaşıyoruz.

başka bir dünya

E-posta Yazdır

Eşcinseller, fahişeler, sokak çocukları ve savaşın çocukları

elbet başka bir dünyayı mümkün kılacaktır. 

dünya

E-posta Yazdır
Büyük fahişesin dünya! İçine giren çıkan belli değil.

Dünün oldu mu kadın'ım, günün olsun?!

E-posta Yazdır
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlanacak bir gün değildir. Bugün, yılın geri kalan 364 günü düşünmekten aciz olduğumuz kadınları, kadınlara yönelik şiddeti, kadın - erkek eşitsizliğini, toplum baskısı altında ezile ezile yerle bir olan insanlığı, ikinci insan olarak görüldüğü toplumda namus ve töre adı altında işlenen cinayetlere kurban edilen, ayıp, günah, sen kadınsın diye bastırılan, mal gibi satılan, özgürlük ve bağımsızlığı elinden alınan kadınlarımızı ve haklarını gözden geçirip - tartışabildiğimiz, kadının zor yaşam koşullarının ele alındığı, kimilerinin de kadının da günü mü olurmuş diyebilme gafletinde bulunduğu asıl ve doğru anlamıyla ' kadınların direniş ve dayanışma günüdür.

' 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1857 yılında New York'ta, kadın ve erkeğin eşit koşullarda çalışması ve karşılığını alabilmesi adına greve giden fabrika çalışanlarının polis tarafından uğradığı saldırı sonrası çıkan yangında ölmeleri sonucunun doğurduğu bir gündür. Bugünde çevremizde bulunan kadınlara hediyeler almak - ki bu günün anlam ve önemini unutturmak ve geçiştirmek adına oynanan başarıya ulaşmış bir politikadır - ve günü birlik cümleler sarf ederek, geçici tebessümlerde bulunmak, eğreti öpücükler kondurmak yerine kadını ve kadının toplumdaki yerini düşünmek ve neler yapabileceğimizi masaya yatırmak gerekir. Bunun için ne haklarımızın elimizden alınmış olması, ne de kadın olmamıza lüzum yok...

Dünün oldu mu kadın'ım, günün olsun?! Kadınlar ölünüz kutlu olsun! Olmamalı...

Unutmamak gerekir ki bugün bir kutlama, bayram değil aksine haklarını savunan kadınların can pazarıyla kabul bulmuş olan bir direniş günüdür.

İnsan olan ve insanı görebilene, kadın olmasa da kadını bilene... Bir tek gün değil; her gün kadın!

Her günümüz insanca olsun, kadınca...

ruh

E-posta Yazdır
Sağlığa zararlı olan her şey ruha faydalıdır.
Bu yüzden biz sigarayla öpüşür, şarapla sevişiriz.

uzak

E-posta Yazdır

Ben bu satırları yazarken sen çok uzaklarda öleceksin! 
Adımı ölüm koy, her öldüğünde beni hatırla.

bak

E-posta Yazdır
Kendine iyi bak dedin ya...
Deme bir daha!
Ne zaman kendime baksam,
ölümü gördüm!

kir

E-posta Yazdır
Kir; Çok temiz bir kelimedir, bazı ağızlarda.

Burada Tanrı'm, orada ya da her neredeysek olmadığın yerdeyiz.
Burada silahlar var, burada kan, katliam.

Çocuklar yeterince özgür; kaldırımlar, köşe başları, köprü altları, sokaklar çocukların,
elleri tinerli, bıçaklı, gözleri kanlı, dilleri sarhoş, giysileri yamalı.
Çatıları gökyüzü, çocuklar özgür!

Kitaplar tarafından yönetiliyoruz, nefes almak yasaklı, sevmek hastalıklı, sevişmek günah!
Başımızda insanlık örtüsü, içimizde temizlik zarı.
Hayvanları öldürerek, yiyerek kirden arınıyoruz.

Organlara ayrılıyoruz, cinsiyetçiyiz. Kadının çıplaklığı orospuluktan nasiplenirken, erkekte yiğidin malı ortada deniyor. Birinin penisi birinin vajinasından hep üstün.
Kadının namusuna kan dökülüp temizleniyor, erkeğin elinin kiri, yıkanıp geçiyor.

Irklara bölünüyoruz, faşistiz. Öldüğümüz kadar ve misliyle öldürüyoruz.

Kir de göstermiyor artık, aynalarımız.

Şiirin bu saatinde, gideceğimiz tek dize kalmadı,
Tanrı'm.
Kendini bağışla!

gece

E-posta Yazdır
Elleri saçlarımın arasında dolaşan gece;
ki huyun karanlıktır,
biraz daha siyah dök üzerime.

kadar

E-posta Yazdır

Esrik notaların kendini astığı bir şarkıda dilime yapışan nakarat şimdi ölüm.
En şuh yalanları takarken saçlarıma, sırtımı dayadığım masallar taşımıyor beni.
Ne kadar bağlıysam yaşadığıma o kadar söküldüm.
Hayat tutuyor olur olmadık,
kanla karışık ölümler kusuyorum.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »